<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Al-i İmran 7 | Ateistlere Cevap</title>
	<atom:link href="https://ateistlerecevap.org/tag/al-i-imran-7/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ateistlerecevap.org</link>
	<description>Ateistlere,deistlere ve İslam&#039;ı kabul etmeyenlere İslam&#039;ı tanıtmak cevap vermek ve Müslüman kardeşimize fikir vermeye çalışan dostlarız.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2018 11:03:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.7</generator>

<image>
	<url>https://ateistlerecevap.org/wp-content/uploads/2020/10/cropped-logo-mavi-32x32.png</url>
	<title>Al-i İmran 7 | Ateistlere Cevap</title>
	<link>https://ateistlerecevap.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Müteşabih ayetlerin olduğunu bildiren ayetler (Âl-i İmran, 3/7) Kur&#039;an&#039;ın apaçık bir kitap olduğunu bildiren ayet (Nahl, 16/89) çelişmiyor mu?</title>
		<link>https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu/</link>
					<comments>https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ateistlere Cevaplar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 May 2018 11:03:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sözde Çelişkili Ayetler(!)]]></category>
		<category><![CDATA[Al-i İmran 7]]></category>
		<category><![CDATA[Nahl 89]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ateistlerecevap.org/?p=2312</guid>

					<description><![CDATA[<p>[stextbox id=&#8217;warning&#8217;]Lütfen Yazıyı Sonuna Kadar Okuyun![/stextbox] [stextbox id=&#8217;alert&#8217;] &#8220;Sana kitabı indiren O&#8217;dur. Onun (Kur&#8217;an) bir kısım âyetleri muhkem­dir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te&#8217;vil etmek için on­daki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te&#8217;vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek payeye erişenler. Derler [&#8230;]</p>
The post <a href="https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu/" data-wpel-link="internal">Müteşabih ayetlerin olduğunu bildiren ayetler (Âl-i İmran, 3/7) Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğunu bildiren ayet (Nahl, 16/89) çelişmiyor mu?</a> first appeared on <a href="https://ateistlerecevap.org" data-wpel-link="internal">Ateistlere Cevap</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">[stextbox id=&#8217;warning&#8217;]Lütfen Yazıyı Sonuna Kadar Okuyun![/stextbox]
[stextbox id=&#8217;alert&#8217;]
<strong>&#8220;Sana kitabı indiren O&#8217;dur. Onun (Kur&#8217;an) bir kısım âyetleri muhkem­dir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te&#8217;vil etmek için on­daki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te&#8217;vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek payeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.&#8221; </strong><em>(Âl-i İmran, 3/7)</em><br />
<strong>&#8220;Yine o gün her ümmetten kendileri hakkında birer tanık çıkaracağız; seni de bu kimseler hakkında tanık yapacağız. Bu ki­tabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidayet ve rahmet kay­nağı, Allah&#8217;a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdik.&#8221;</strong><em> (Nahl, 16/89)</em><br />
[/stextbox]
&#8211; Birinci ayette (Âl-i İmran, 3/7) Kur’an’daki mesajları barındıran ifadelerin iki kısma ayrıldığına; bunlardan bir kısmı manası açık, anlaşılabilir <strong>(muhkem) </strong>olduğuna; diğer kısmı ise, manası derin ve bu derinlikten kaynaklanan bir kapalılığı olduğuna ve değişik manalara ihtimali olan <strong>(müteşabih)</strong> ifadeler olduğuna vurgu yapılmıştır.<br />
Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, Kur’an’daki müteşabih ifadeler, muhkem ifadelerinden farklı olarak, ancak ilimde derinleşmiş râsıh alimler tarafından bilinebilecek ifadelerdir.<br />
<strong>Selef alimleri </strong>ayetteki <strong>“Allah”</strong> lafaza-i celalde vakıf yapmış  ve  ayetten <strong>“Müteşabihleri sadece Allah bilir.”</strong> manasının çıkardıkları bilinmektedir. Biz <strong>Halef alimleri</strong>nin görüşlerinin daha makbul olduğunu düşünüyoruz. Bizim ifadelerimiz buna göre değerlendirilmelidir.<br />
İkinci ayette <em>(Nahl, 16/89) </em>ise, Kur’an’ın ifade tarzına dair değil, muhtevasının geniş kapsamına işaret edilmiştir. Bu ayette ise<strong> “her şeyin apaçık anlatıldığı” değil, “her şeyin açıklandığı”</strong>na vurgu yapılmıştır. Bunu şöyle anlamak mümkündür:<br />
<strong>a)</strong> Bu ayette zikredilen<strong> “her şeyin açıklanması”</strong>ndan maksat, (gerçek anlamda her şey değil) insanların muhtaç olduğu helal-haram, ceza-mükâfat gibi hakikatlerdir. <em>(Taberi)</em><br />
Kur’an’da, vahyin  temel mesajları olan <strong>dinin emir ve yasaklarıyla</strong> ilgili her şeyin açıklaması vardır<em> (Taberî, ilgili ayetin tefsiri).</em> Ancak bu açıklamaların bir kısmı <strong>açıkça</strong>, diğer bir kısmı da <strong>işaret yoluyla</strong> ifade edilmiştir.<em>(Semarkandî, ilgili ayetin tefsiri).</em><br />
<strong>b) </strong>Bu ayette zikredilen hususlar, müteşabih kısmıyla değil, açık olarak ifade edilen muhkem denilen kısmıyla alakalı olup bunlara işaret edilmiştir. Ayetin sibakı / önceki ifadeleri bunu desteklemektedir.<br />
Ayetin meali: <strong>“O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab&#8217;ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.”</strong> şeklindedir.<br />
Görüldüğü gibi, ayetin önceki ifadeleri ahiretle alakalıdır. Ceza ve mükâfat yeri olan <strong>ahirette bütün insanlar müteşabihlerden değil, yalnız muhkemlerden sorumlu olacaklardır.</strong> Yeter ki derinleşmiş olan alimler dışındaki insanlar bu müteşabihlerin manasını Allah’ın ilmine havale etsinler ve Allah’ın muradının hak olduğuna iman etmiş olsunlar.<br />
<strong>&#8211; Bunu biraz daha açıklayabiliriz:</strong><br />
* Kur’an’da muhkem ve müteşabih kavramları farklı yönleriyle söz konusu edilmiştir. Buna göre, bizim konumuzdaki iki ayetten biri olan Âl-i İmran suresinin 7. ayetinde, Kur’an’ın bir kısmının muhkem bir kısmının ise müteşabih olduğu ifade edilmiştir. Bunların ne anlama geldiğine biraz önce işaret edilmiştir.<br />
* <strong>&#8220;(Bu kur’an) ayetleri muhkem kılınmış bir kitaptır.&#8221; </strong><em>(Hûd, 11/1) </em>mealindeki ayette, Kur’an’ın tamamının nazım örgüsü ve harika üslubu bakımından sağlam, mükemmel (muhkem) olduğu ifade edilmiştir.<br />
* <strong>&#8220;Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu / müteşabih ve  ikişerli  bir kitap olarak indirdi.&#8221; </strong><em>(Zümer, 39/23) </em>mealindeki ayette ise, Kur’an’ın tamamının müteşabih, anlam bakımından birbiriyle uyumlu, ifade tarzı bakımından birbirine benzeşen bir kitap olduğuna işaret edilmiştir.<br />
<strong>İşte Nahl suresinin 89. ayetinde, Kur’an’ın muhkem olan konularına işaret edilmiştir.</strong><br />
<strong>c) Fahruddin Razi’ye göre,</strong> Kur’an’ın bu ayetinde her şeyin apaçık olduğu değil, her şeyin açıklandığı beyan edilmiştir. İlimler dini ve gayr-ı dini olmak üzere iki kısımdır. Dini olmayan ilmin Kur’an’da yeri yoktur. Dini olan ilimler de iki kısımdır: <strong>Usul ilimleri</strong> / temel esaslarla ilgili ilimler;<strong> Furu ilimleri </strong>/ detayların bilgisi. Usul ilimlerinin tamamı Kur’an’da mevcuttur. Furu denilen detaylar ise, <strong>“Beraet-i zimmet asıldır.”</strong> kaidesi gereğince, insanların ihtiyaç duyduğu her şey Kur’an’da vardır. Kur’an’da olmayan şeylerden insanlar sorumlu değildir. <em>(Razi; Zemahşeri)</em><br />
<strong>d) Dil bilimcilerine göre, </strong>ayette söz konusu edilen<strong> “TİBYAN” </strong>kelimesi, bir masdar ismi olup<strong> “beyan”</strong> anlamına gelir. Beyan ise, açık olmak değil, açıklamak manasınadır.<em>(Razi)</em> Şunu da çok iyi biliyoruz ki, her açıklaması yapılan şey, herkes için açık-seçik anlamına gelmez.<br />
<strong>e) İbn Mesud’a göre</strong> ayette yer alan “<strong>her şeyin beyanı”</strong> ifadesi dini ve dünyevi her türlü ilmin içermesi anlamına gelir. <em>(İbn Kesir)</em> Buna göre insanların din ve dünya ile ilgli ihtiyaç duyduğu her ilim, her şeyin açıklaması vardır.<em> (İbn Kesir)</em><br />
Demek ki, her şeyin açıklanması, her şeyin açık-seçik olarak herkes tarafından bilinecek türden olması anlamına gelmez. İnsanların faydasına olan her ilim Kur’an’da açıklanmıştır. Ancak bir kısmı, açık-seçik olarak, bir kısmı da remiz ve işaretler nevinden yer almıştır. Hadislerin beyan ettiği, sahabelerin anladığı, İslam ümmetinin kavradığı bütün ilimlerin kaynağı Kur’an’dır.<em> (krş. İbn Aşur)</em><br />
<strong>Özetlersek; </strong>bütün bu açıklamalardan anlaşılan şudur: <strong>Soruda geçen iki ayet arasında bir çelişki yoktur.</strong> Biz bu açıklamalarımızda görünürde sorun teşkil eden iki kavramın üzerinde durduk. <strong>Birisi,</strong> soruda yer alan açıklık kavramı. <strong>Diğeri </strong><em>“her şeyin Kur’an’da olduğu” </em>ifadesi.<br />
Âl-i İmran suresindeki ayette, ayetlerin bir kısmı muhkem olup<em> -prensip olarak-</em>alimler tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğine, diğer bir kısmı ise müteşabih olup, ancak ilimde derinleşmiş alimler tarafından anlaşılabileceğine işaret edilmiştir.<br />
Nahl suresindeki ayette ise, ayetlerin muhkem veya müteşabih özelliklerine değil, onların muhtevasına / içeriğine işaret edilmiştir.</p>The post <a href="https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu/" data-wpel-link="internal">Müteşabih ayetlerin olduğunu bildiren ayetler (Âl-i İmran, 3/7) Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğunu bildiren ayet (Nahl, 16/89) çelişmiyor mu?</a> first appeared on <a href="https://ateistlerecevap.org" data-wpel-link="internal">Ateistlere Cevap</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müteşabih ayetlerin olduğunu bildiren ayetler (Âl-i İmran, 3/7) Kur&#039;an&#039;ın apaçık bir kitap olduğunu bildiren ayet (Nahl, 16/89) çelişmiyor mu?</title>
		<link>https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu-2/</link>
					<comments>https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ateistlere Cevaplar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 May 2018 11:03:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sözde Çelişkili Ayetler(!)]]></category>
		<category><![CDATA[Al-i İmran 7]]></category>
		<category><![CDATA[Nahl 89]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ateistlerecevap.org/?p=2312</guid>

					<description><![CDATA[<p>[stextbox id=&#8217;warning&#8217;]Lütfen Yazıyı Sonuna Kadar Okuyun![/stextbox] [stextbox id=&#8217;alert&#8217;] &#8220;Sana kitabı indiren O&#8217;dur. Onun (Kur&#8217;an) bir kısım âyetleri muhkem­dir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te&#8217;vil etmek için on­daki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te&#8217;vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek payeye erişenler. Derler [&#8230;]</p>
The post <a href="https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu-2/" data-wpel-link="internal">Müteşabih ayetlerin olduğunu bildiren ayetler (Âl-i İmran, 3/7) Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğunu bildiren ayet (Nahl, 16/89) çelişmiyor mu?</a> first appeared on <a href="https://ateistlerecevap.org" data-wpel-link="internal">Ateistlere Cevap</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">[stextbox id=&#8217;warning&#8217;]Lütfen Yazıyı Sonuna Kadar Okuyun![/stextbox]
[stextbox id=&#8217;alert&#8217;]
<strong>&#8220;Sana kitabı indiren O&#8217;dur. Onun (Kur&#8217;an) bir kısım âyetleri muhkem­dir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te&#8217;vil etmek için on­daki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te&#8217;vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek payeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.&#8221; </strong><em>(Âl-i İmran, 3/7)</em><br />
<strong>&#8220;Yine o gün her ümmetten kendileri hakkında birer tanık çıkaracağız; seni de bu kimseler hakkında tanık yapacağız. Bu ki­tabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidayet ve rahmet kay­nağı, Allah&#8217;a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdik.&#8221;</strong><em> (Nahl, 16/89)</em><br />
[/stextbox]
&#8211; Birinci ayette (Âl-i İmran, 3/7) Kur’an’daki mesajları barındıran ifadelerin iki kısma ayrıldığına; bunlardan bir kısmı manası açık, anlaşılabilir <strong>(muhkem) </strong>olduğuna; diğer kısmı ise, manası derin ve bu derinlikten kaynaklanan bir kapalılığı olduğuna ve değişik manalara ihtimali olan <strong>(müteşabih)</strong> ifadeler olduğuna vurgu yapılmıştır.<br />
Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, Kur’an’daki müteşabih ifadeler, muhkem ifadelerinden farklı olarak, ancak ilimde derinleşmiş râsıh alimler tarafından bilinebilecek ifadelerdir.<br />
<strong>Selef alimleri </strong>ayetteki <strong>“Allah”</strong> lafaza-i celalde vakıf yapmış  ve  ayetten <strong>“Müteşabihleri sadece Allah bilir.”</strong> manasının çıkardıkları bilinmektedir. Biz <strong>Halef alimleri</strong>nin görüşlerinin daha makbul olduğunu düşünüyoruz. Bizim ifadelerimiz buna göre değerlendirilmelidir.<br />
İkinci ayette <em>(Nahl, 16/89) </em>ise, Kur’an’ın ifade tarzına dair değil, muhtevasının geniş kapsamına işaret edilmiştir. Bu ayette ise<strong> “her şeyin apaçık anlatıldığı” değil, “her şeyin açıklandığı”</strong>na vurgu yapılmıştır. Bunu şöyle anlamak mümkündür:<br />
<strong>a)</strong> Bu ayette zikredilen<strong> “her şeyin açıklanması”</strong>ndan maksat, (gerçek anlamda her şey değil) insanların muhtaç olduğu helal-haram, ceza-mükâfat gibi hakikatlerdir. <em>(Taberi)</em><br />
Kur’an’da, vahyin  temel mesajları olan <strong>dinin emir ve yasaklarıyla</strong> ilgili her şeyin açıklaması vardır<em> (Taberî, ilgili ayetin tefsiri).</em> Ancak bu açıklamaların bir kısmı <strong>açıkça</strong>, diğer bir kısmı da <strong>işaret yoluyla</strong> ifade edilmiştir.<em>(Semarkandî, ilgili ayetin tefsiri).</em><br />
<strong>b) </strong>Bu ayette zikredilen hususlar, müteşabih kısmıyla değil, açık olarak ifade edilen muhkem denilen kısmıyla alakalı olup bunlara işaret edilmiştir. Ayetin sibakı / önceki ifadeleri bunu desteklemektedir.<br />
Ayetin meali: <strong>“O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab&#8217;ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.”</strong> şeklindedir.<br />
Görüldüğü gibi, ayetin önceki ifadeleri ahiretle alakalıdır. Ceza ve mükâfat yeri olan <strong>ahirette bütün insanlar müteşabihlerden değil, yalnız muhkemlerden sorumlu olacaklardır.</strong> Yeter ki derinleşmiş olan alimler dışındaki insanlar bu müteşabihlerin manasını Allah’ın ilmine havale etsinler ve Allah’ın muradının hak olduğuna iman etmiş olsunlar.<br />
<strong>&#8211; Bunu biraz daha açıklayabiliriz:</strong><br />
* Kur’an’da muhkem ve müteşabih kavramları farklı yönleriyle söz konusu edilmiştir. Buna göre, bizim konumuzdaki iki ayetten biri olan Âl-i İmran suresinin 7. ayetinde, Kur’an’ın bir kısmının muhkem bir kısmının ise müteşabih olduğu ifade edilmiştir. Bunların ne anlama geldiğine biraz önce işaret edilmiştir.<br />
* <strong>&#8220;(Bu kur’an) ayetleri muhkem kılınmış bir kitaptır.&#8221; </strong><em>(Hûd, 11/1) </em>mealindeki ayette, Kur’an’ın tamamının nazım örgüsü ve harika üslubu bakımından sağlam, mükemmel (muhkem) olduğu ifade edilmiştir.<br />
* <strong>&#8220;Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu / müteşabih ve  ikişerli  bir kitap olarak indirdi.&#8221; </strong><em>(Zümer, 39/23) </em>mealindeki ayette ise, Kur’an’ın tamamının müteşabih, anlam bakımından birbiriyle uyumlu, ifade tarzı bakımından birbirine benzeşen bir kitap olduğuna işaret edilmiştir.<br />
<strong>İşte Nahl suresinin 89. ayetinde, Kur’an’ın muhkem olan konularına işaret edilmiştir.</strong><br />
<strong>c) Fahruddin Razi’ye göre,</strong> Kur’an’ın bu ayetinde her şeyin apaçık olduğu değil, her şeyin açıklandığı beyan edilmiştir. İlimler dini ve gayr-ı dini olmak üzere iki kısımdır. Dini olmayan ilmin Kur’an’da yeri yoktur. Dini olan ilimler de iki kısımdır: <strong>Usul ilimleri</strong> / temel esaslarla ilgili ilimler;<strong> Furu ilimleri </strong>/ detayların bilgisi. Usul ilimlerinin tamamı Kur’an’da mevcuttur. Furu denilen detaylar ise, <strong>“Beraet-i zimmet asıldır.”</strong> kaidesi gereğince, insanların ihtiyaç duyduğu her şey Kur’an’da vardır. Kur’an’da olmayan şeylerden insanlar sorumlu değildir. <em>(Razi; Zemahşeri)</em><br />
<strong>d) Dil bilimcilerine göre, </strong>ayette söz konusu edilen<strong> “TİBYAN” </strong>kelimesi, bir masdar ismi olup<strong> “beyan”</strong> anlamına gelir. Beyan ise, açık olmak değil, açıklamak manasınadır.<em>(Razi)</em> Şunu da çok iyi biliyoruz ki, her açıklaması yapılan şey, herkes için açık-seçik anlamına gelmez.<br />
<strong>e) İbn Mesud’a göre</strong> ayette yer alan “<strong>her şeyin beyanı”</strong> ifadesi dini ve dünyevi her türlü ilmin içermesi anlamına gelir. <em>(İbn Kesir)</em> Buna göre insanların din ve dünya ile ilgli ihtiyaç duyduğu her ilim, her şeyin açıklaması vardır.<em> (İbn Kesir)</em><br />
Demek ki, her şeyin açıklanması, her şeyin açık-seçik olarak herkes tarafından bilinecek türden olması anlamına gelmez. İnsanların faydasına olan her ilim Kur’an’da açıklanmıştır. Ancak bir kısmı, açık-seçik olarak, bir kısmı da remiz ve işaretler nevinden yer almıştır. Hadislerin beyan ettiği, sahabelerin anladığı, İslam ümmetinin kavradığı bütün ilimlerin kaynağı Kur’an’dır.<em> (krş. İbn Aşur)</em><br />
<strong>Özetlersek; </strong>bütün bu açıklamalardan anlaşılan şudur: <strong>Soruda geçen iki ayet arasında bir çelişki yoktur.</strong> Biz bu açıklamalarımızda görünürde sorun teşkil eden iki kavramın üzerinde durduk. <strong>Birisi,</strong> soruda yer alan açıklık kavramı. <strong>Diğeri </strong><em>“her şeyin Kur’an’da olduğu” </em>ifadesi.<br />
Âl-i İmran suresindeki ayette, ayetlerin bir kısmı muhkem olup<em> -prensip olarak-</em>alimler tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğine, diğer bir kısmı ise müteşabih olup, ancak ilimde derinleşmiş alimler tarafından anlaşılabileceğine işaret edilmiştir.<br />
Nahl suresindeki ayette ise, ayetlerin muhkem veya müteşabih özelliklerine değil, onların muhtevasına / içeriğine işaret edilmiştir.</p>The post <a href="https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu-2/" data-wpel-link="internal">Müteşabih ayetlerin olduğunu bildiren ayetler (Âl-i İmran, 3/7) Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğunu bildiren ayet (Nahl, 16/89) çelişmiyor mu?</a> first appeared on <a href="https://ateistlerecevap.org" data-wpel-link="internal">Ateistlere Cevap</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ateistlerecevap.org/mutesabih-ayetlerin-oldugunu-bildiren-ayetle-al-i-imran-3-7-kuranin-apacik-bir-kitap-oldugunu-bildiren-ayet-nahl-16-89-celismiyor-mu-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
