Neden Sürekli Huzursuzum? Yaşantımdan Zevk Alamıyorum. Mutsuzluğumun Sebebi Nedir?

Neden-Sürekli-Huzursuzum-Yaşantımdan-Zevk-Alamıyorum-Mutsuzluğumun-Sebebi-Nedir

Huzursuzluğun, bunalımın, stresin önemli sebeplerinden birisi de şudur;

“Bir şey ‘ma vudia leh’inde istihdam edilmezse atalete uğrar, matlup eseri göstermez.” (Bediüzzaman, Sünuhat)

“ma vudia leh”, bir şeyin yapılış gayesi demektir. Gözün yaratılış gayesi: görme işlevidir… Onu tatların kontrolünde kullanmaya kalkarsanız gözünüze zarar verirsiniz ve görme işlevi için verilen gözünüze zarar verdiğiniz için kimseyi suçlama hakkınız da olmaz.

Her duygusunu ve hissini onu Yaratanın rızası dairesinde ve istikamet çizgisinde kullanan insanlar dünyada da bir nevi cennet hayatı yaşarlar.

İnsana verilen her bir his ve duygu insanı Allah’tan uzaklaştırmak için değildir; aksine insanı Allah’a yaklaştırmak ve terakki etmek içindir. Bu his ve duyguların yüzünü geçici ve önemsiz şeylerden çevirip sonsuz şeylere yönlendirmek gerekmektedir. Yani o duyguyu yok etmek değil, hayırlı şeylere yönlendirmek gerekir.

Mesela geleceği düşünmek hissi herkeste vardır. Bir insan bununla isterse sadece dünya hayatını düşünebilir ve sadece ona çalışabilir. Fakat bu his ve duygu sadece bunun için verilmemiştir. Öyleyse bu hissi başka değerli bir şeye yönlendirmesi gerekir. Bu da sonsuz geleceğimiz olan ahireti düşünmek tarzında olmalıdır, bu sayede isterse hem dünyayı hem ahireti düşünerek iki cihanda da rahat edebilir.

Mesela insanda inat duygusu da var. Bu hissi dünya işlerine sarf ettiği zaman önemsiz şeylere de inat eder. Mesela “Ben inat ettim kumardan milyon TL kazanacağım” şeklinde inat eden bir insan sürekli kumara yatırım yaparak elindeki parasını kaybeder ve hem elindekini kaybettiği için hem de yenisini kazanamadığı için kendini sıkıntıdan sıkıntıya sokar ve günah da kazanır. Fakat insan bu hissini, Allah’ın istediği şekilde kullansa, o zaman ibadete inkılap etmiş olur. Şöyle ki, bu his ile bir Müslüman diyecek:

“Ben inat ettim sabah namazını kaçırmayacağım, inat ettim her hafta sadaka vereceğim, inat ettim hiçbir mü’mine kızmayacağım, inat ettim her gün şu kadar namaz vb ibadet edeceğim…”

Böylece kendisine verilen inat duygusunu hayırlı işlere çevirip ibadet haline getirebilir. İş böyle olunca maddi olarak kayba uğrasa bile, kendisini bazı geçici lezzetlerden mahrum bıraksa bile bunun hak yoluna gittiğini ve kaybettiklerini veya vazgeçtiklerini ahirette misliyle kazanacağını bildiği için kendisini sıkıntıya sokmaz kendi kendisinin huzurunu kaçırmaz.

Kazandığınız parayı helal daire de harcamak yerine, örneğin iddia ve kumar oynamakta kullanırsanız bunları kaybettiğinizde “Neden kazanamıyorum, neden daha çok param yok” diye kendinizi büyük bir çıkmaza sürüklersiniz. Ancak böyle yapmak yerine paranızı sadaka vererek harcayıp helal daire de kullandığınız zaman maddi olarak paranız azalsa bile manevi olarak kuvvetleneceğinizden dolayı giden paranın üzüntüsünü çekmez aksine Allah yolunda harcadığınız paranın size hem bu dünyada hem de ahirette misliyle karşılığının verileceğini bildiğinizden dolayı içiniz, kalbiniz huzurla dolar.

Size verilen kalbi, sevme ve sevilme duygusunu, Dünya malına, çıkar ilişkilerine ve haram sevdalara adadığınız zaman bunlardan birisi dahi eksik kaldığında kendinizi boşlukta hissedersiniz ve içiniz sıkıntıyla dolar.

Örneğin haram bir sevdaya daldığınız zaman karşı taraftan da bazı hisler beklersiniz ve bu hisler gerçekleşmediği zaman kendinizi suçlar karşı tarafı suçlar ve bununla da yetinmez geçici zevk ve duygular yüzünden Allah’ı suçlar ve inkara kadar gidersiniz. O hisleri yaşayamadığınız için üzülür, kendinizi sıkıntıya sokar, ibadetlerinizi aksatırsınız, normal hayatınızı aksatırsınız.

Örneğin her akşam ailenizle oturup muhabbet ederken kendinizi bunalıma soktuğunuz için ailenizle vakit geçirmek istemezsiniz, içinizden bir şey yapmak gelmez ve buda sizi zamanla uyuşuk, bir amacı olmayan, bir gayesi olmayan, kendisini sadece geçici zevklere adayan ve idealleri, kuralları, değerleri olmayan basit biri yapar. Bu yüzden agresifleşir ve çevrenizde bulunan ve sizi gerçekten seven insanları da üzersiniz.

Dünyayı oyun ve eğlence bilenlerin bakışları âhiretedir. Gayretleri orası içindir. Oranın saadeti de, azabı da ebedîdir. Bunun şuurunda olan ve “biz Allah’ın kuluyuz, hayatımız, ölümümüz, bedenimiz, ruhumuz, mevkiimiz, makamımız, bütün bunlar geçicidir ve kısacası her şeyimiz, onun için, onun rızası içindir” düşüncesini benimseyen insan, fâni dünyanın geçici sıkıntılarında boğulmaz.

Her şey gibi, kalp huzuru da O’nun elindedir. Buna lâyıkıyla iman etsek başkalarının kapılarında dolaşmaktan kurtulacak, aradığımız her güzelliği Rabbimizin rahmet kapısında bulacağız.

Burada şunu anlamamız gerekir: Nasıl Allah Teâlâ, kuluna mal veriyor ve onu nerede kullanacağını görmek diliyorsa aynı şekilde düz yürüdüğü yollarda önüne kavşaklar, rampalar çıkararak, o anda ne yapacağını görmek istemektedir. Malını helal yoldan kazandıktan sonra onu mubah yollarla harcayan ve sadakasını verenin o mal sayesinde Rabbinin rızasına erdiği gibi, Rabbinden gelen sıkıntılara karşı sabretmesini bilen kul da malını infak eden gibi ecir kazanmış olmaktadır. Bu sıkıntı, mal üzerinden olabilir, aile içindeki fertlerden birinden olabilir, siyasi yönetimden olabilir, tabii bir afet şeklinde olabilir. Türü ne olursa olsun mü’minin ayağına batan bir diken bile, huzurunu kaçırdığı için bir anlamda beladır, sıkıntıdır. Her bela, her sıkıntı, bunaltan, terleten, tansiyon yükselten, ağlatan, ezip utandıran ne varsa ecir kaynağıdır. Yeter ki kul, ihmalinin ve üzerine düşeni yapmamış olmanın bedelini ödemesin.

İşte bu yüzden şu cümleyi iyice idrak etmemiz anlamamız gerekmektedir;

“Durgun bir deniz asla iyi bir denizci yetiştirmez…
Başına gelen musibetler aslında seni dünya fırtınasından ahiret sahiline çıkarmak içindir…”

Examples are most effective when they clarify an idea that would otherwise remain abstract, showing not only what a concept means but also how it works in practice. In instructional writing, a strong example usually follows a brief explanation and uses familiar details, so readers can connect the general rule with a recognizable situation. A test example in technical documentation should state the expected input, the relevant conditions, and the resulting output, making the procedure easy to verify and reproduce. Comparable examples can then reveal how a small change in context produces a different result, which is often more informative than a longer definition. Editors also distinguish between illustrative cases and counterexamples: the first supports a principle, while the second marks its limits without obscuring the central point. Used selectively, concrete examples improve comprehension, support accurate comparison, and give readers a practical standard for judging whether they have understood the material.

Uncategorized

After-Hours Atmosphere: Discovering the Comfort of Online Casino Entertainment

What makes online casino entertainment feel different? Online casino entertainment has developed into a polished form of digital leisure for adults who enjoy atmosphere, variety, and flexible pacing. Instead of entering a busy physical venue, visitors can explore a casino-style environment from a private screen, often at a time that suits their evening. The appeal […]

Devamını Oku
Ya gerçekten ahiret yoksa
Sorular Uncategorized

Ya gerçekten Ahiret yoksa?

Değerli kardeşimiz, Günlük hayatımızda, ahiretin varlığı hakkında derinliğine nüfuz edilmeyince zorlandığımız sorularla karşılaşırız. Bunlar “Görmediğime inanmam” safsatasının arkasına sığınan materyalistlerin bir iman vadisini daha inkar için kullandıkları, devrini çoktan kapamış hezeyanlardır..Evet, insan akıl ve mantığının bir hadiseyi halihazır için kabullenip de onu istikbal için inkar etmesinden daha korkunç bir tezat düşünülemez. Yani aslında ahiretin varlığına delil olarak […]

Devamını Oku
Sorular Uncategorized

Allah insana muhtaç olmadığı halde, insanı niçin yaratmıştır?

Önce şunu belirtmek gerek. Bu soruya öyle küçük bir soru olmadığı için, cevapları da haliyle hap gibi değil. Azıcık zahmete girip okumak ve hatta biraz düşünmek gerekiyor. Tüm yazı  okununca tatmin edici olacağını düşünüyorum. Not: Bu soruya verilecek cevap, tabii ki öncelikle Allah’ın var olduğunu ve tüm kainatı ve içindekileri yaratan mutlak kudret sahibi olduğunu kabule dayanıyor. Eğer, […]

Devamını Oku